Reklam
Vakıfbank 970x250
Tarih : 2026-03-12 19:25:04

Erdoğan: Diplomasi ve diyalog, adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında satır başları şu şekilde:

''Genel Sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini yine Türkiye’ye gerçekleştirmiştir. Müteakip her ziyaretinde, mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna’daki savaş bağlamında mekik diplomasine yaptığı çok değerli katkıları hep birlikte şahit olduk. Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma, bu altıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Ramazan-ı Şerif vesilesiyle her yıl Müslümanlarla dayanışma ziyaretleri kapsamında ülkemize gelmesini de ayrıca anlamlı bulduğumu özellikle ifade ediyorum. Bugün, barış içinde bir arada yaşama hedefine en büyük tehdidi teşkil eden yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele konusundaki sayısız çalışmaları için kendilerini ayrıca tebrik ediyor, teşekkür ediyorum. Bu vesileyle Ramazan-ı Şerif’in ülkelerimiz ve tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini, tüm dünyada barış, huzur ve istikrara giden kapıları sonuna kadar açmasını canı gönülden özellikle temenni ediyorum.

Değerli dostum, kıymetli misafirler, cumhuriyetimizin bahsi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi, proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz. İnsanlığın ortak vicdanını, küresel dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsil eden Birleşmiş Milletler’in kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz.

Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere, nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz; nerede bir acı, dram veya gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz. Burada değerli dostum Guterres’in hakkını özellikle teslim etmek isterim. Sayın Guterres, dokuz yıldır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu ve refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi. Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin güçlenmesine eşsiz katkılar yapmış, yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkın takdirini kazanmıştı.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı on yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf etmişti. Sayın Guterres’in bu süreçteki vicdanlı ve kararlı liderliğinin, kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine taşıyan merhale olduğuna inanıyorum.

Değerli dostlar, sayın Guterres’in Genel Sekreterliği sırasında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her alanda güçlendirdik ve derinleştirdik. Aradan geçen on yılda sayın Genel Sekreter ile gerek bölgemizde, gerek barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içerisinde olduk. Bu istişare ve çabalarımızın bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini memnuniyetle gördük. Sayın Guterres ile birlikte yoğun çaba sarf ettiğimiz Karadeniz tahıl gelişimi sayesinde küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardık. Ukrayna’da barışın yeniden inşasına ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletler ile yakın işbirliğimizi devam ettiriyoruz.

Diplomasi ve diyalog, adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde, sayın Genel Sekreter’in diplomasi ve diyalog çağrılarını çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekûn bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Umut kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.

Burada şunun da bilinmesini faydalı görüyorum: Sayın Genel Sekreter’in, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övülerek anılacaktır. İnsanlık değerlerimizin yanında, sayın Genel Sekreter kendisinden beklenen ilkesel tavrı güçlü şekilde ortaya koymuş, Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde iki devletli çözüm yönünde çalışma kararlılığında asla taviz vermemiştir.

Sayın Guterres’in gönlünde müstesna bir yere sahip olan mültecilerin korunması ise yakın işbirliği içinde çalıştığımız bir başka alan olmuştur; bunun da hiçbir zaman unutulmayacağını burada vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle, asrın felaketinin ardından yaşadığımız zor günlerde bize dost elini uzatarak yaraların sarılmasına destek olan tüm Birleşmiş Milletler teşkilatına, sayın Genel Sekreter şahsında tekrar teşekkür ediyorum.

Kıymetli misafirler, sayın Genel Sekreterim, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefi için büyük bir özveriyle çalıştığına bizzat şahidim. Bu vesileyle, kendilerini bilhassa iklim değişikliği ile mücadele alanında başlattığı girişimlerin önemini vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak bu çalışmalara katkıda bulunmak amacıyla Kasım 2026’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz.

Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi’nin küresel bir girişime dönüşmesini sağlayan, Birleşmiş Milletler sürecinde desteğini esirgemeyen ve küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nın ilk imzacılarından olan sayın Guterres’e bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.

İstanbul’u bir Birleşmiş Milletler merkezi hâline getirme vizyonumuz doğrultusunda teşkilatın ofislerini aynı çatı altında toplayacak Birleşmiş Milletler Evi projemizi hayata geçirmeye hazır haldeyiz. Bu projenin, sayın Genel Sekreter’in Birleşmiş Milletler 80. girişimine ulusal düzeyde önemli katkı sunacağını düşünüyorum.

Yaşadığımız hadise ve kriz, ilk kez bundan 13 yıl önce dile getirdiğimiz “Dünya beşten büyüktür” teşbihimizin haklılığını bir kez daha göstermektedir. Adalet olmadan dünyada kalkınma, barış ve istikrar olmayacağına inanan bir lider olarak, Birleşmiş Milletleri daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz.

Sayın Genel Sekreter şahsınıza ve liderlik ettiğiniz teşkilata yönelik karalama kampanyalarına rağmen, Gazze başta olmak üzere insani krizlerin aşılması ve uluslararası barışın tesisi için ortaya koyduğunuz ilkeli ve özverili çabalarınızın bu müstesna ödülün ruhu, manası ve hedefleri ile fevkalade uyumlu olduğuna inanıyorum. Sizin nezdinizde, dünyanın dört bir yanında zorlu şartlarda barış için fedakarca görev yapan Birleşmiş Milletler personelini selamlıyor, hayatını kaybeden çalışanlara saygıyla yâd ediyorum.

Şahsınıza tevcih ettiğimiz Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nün, Birleşmiş Milletler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle ülkemizi ziyaretiniz için tekrar teşekkür ediyor, çalışmalarınıza muvaffakiyetler diliyorum. Kalın sağlıcakla.''

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 soundhaber.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.