DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, ayrılık ve boşanma süreçlerinde şiddet mağduru kadınlar ile müşterek çocukların güvenliğine ilişkin yeni düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.
Esen, ayrılık ve boşanma süreçlerinin kadına yönelik şiddet açısından risk taşıyabildiğine dikkati çekerek çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki süreçlerinin yalnızca velayet meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Esen, “Ayrılık, şiddetin sona erdiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, bazı vakalarda şiddetin ağırlaştığı, hatta ölümcül sonuçlara ulaşabildiği bir dönemle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Müşterek çocuklar nedeniyle şiddet mağduru kadın ile şiddet uygulayan kişinin yeniden karşı karşıya gelebileceğini belirten Esen, “Çocuğun teslimi, kadının yeniden tehdit, baskı veya şiddet riskiyle karşı karşıya bırakıldığı bir sürece dönüşmemeli” dedi.
Mevcut uygulamada çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kararlarının çocuk görüşme merkezlerinde uzmanlar aracılığıyla gerçekleştirilebildiğini hatırlatan Esen, hâkim tarafından kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlandırılmasına veya kaldırılmasına da karar verilebildiğini aktardı.
Bu mekanizmaların şiddet öyküsü bulunan her vakada kendiliğinden devreye girmemesinin kadın ve çocukların güvenliği açısından risk oluşturabileceğini savunan Esen, bu süreçlerde güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Esen, soru önergesinde 2022-2026 yılları arasında hakkında tedbir kararı bulunan tarafların müşterek çocuklarına ilişkin kaç çocuk teslimi veya kişisel ilişki işlemi gerçekleştirildiğini sordu. Bu vakaların kaçında uzman veya refakatçi eşliğinde kişisel ilişki kurulmasına, kaçında ilişkinin sınırlandırılmasına ya da tamamen kaldırılmasına karar verildiğinin açıklanmasını istedi.
Şiddet riski bulunan vakalarda kurumlar arasındaki koordinasyona da dikkati çeken Esen, koruma veya tedbir kararı bulunduğunun çocukla kişisel ilişki kararını veren ya da uygulayan birimlere otomatik olarak bildirilmesini sağlayan bir uyarı sistemi olup olmadığını gündeme getirdi.
Esen ayrıca, çocuk teslimi ve kişisel ilişkinin tarafların doğrudan temasını engelleyecek şekilde yürütülmesini ve şiddet riski bulunan durumlarda uzman veya refakatçi eşliğinin zorunlu hale getirilmesini sağlayacak bir mevzuat değişikliği planlanıp planlanmadığını sordu.
Çocuk görüşme merkezlerindeki uygulamalara ilişkin de soru yönelten Esen, şiddet riski tespit edilmesi halinde kolluk, aile mahkemesi, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) ile diğer ilgili kurumlar arasında zorunlu bir risk bildirim ve koordinasyon protokolü bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 soundhaber.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.