Reklam
Tarih : 2026-09-04 07:57:21

Enflasyon verisi TCMB’ye hızlı faiz indirimi alanı açmıyor

A1 Capital, küresel piyasalarda Fed üyesi Christopher Waller’ın açıklamalarıyla oluşan rahatlama ile ABD-İran geriliminin petrol fiyatları üzerinden yarattığı enflasyon riskinin öne çıktığını belirtti.

Kurum, Waller’ın enflasyonun yeniden yavaşlaması halinde faizlerin sabit tutulmasını destekleyebileceğine yönelik açıklamalarının tahvil faizlerini aşağı çekerek teknoloji hisselerini desteklediğini aktarırken, ABD-İran gerilimi nedeniyle Brent petrolün haftalık yükselişinin yüzde 7’yi aşmasının küresel enflasyon açısından risk oluşturduğunu kaydetti.

Asya borsalarında güçlü, ABD vadeli piyasalarında ise yatay bir görünüm bulunduğunu belirten A1 Capital, piyasaların yeni pozisyon almaktan ziyade ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verilerine odaklandığını bildirdi.

Euro Bölgesi’nde açıklanacak temmuz ayı perakende satışlarının da takip edileceğini belirten kurum, güçlü tüketimin euro ve perakende hisselerini destekleyebileceğini ancak Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artırım beklentilerini de güçlendirebileceğini ifade etti.

Ons altının Waller’ın açıklamaları ve gerileyen tahvil faizlerinin etkisiyle yaklaşık yüzde 2 yükseldiğini aktaran A1 Capital, altının sabah saatlerinde 4.477 dolar civarında yatay seyrettiğini, gümüşün ise 66,8 dolar seviyelerinde bulunduğunu belirtti.

Türkiye’de Ağustos 2026 enflasyon verisini değerlendiren A1 Capital, yıllık enflasyondaki gerilemenin olumlu olmakla birlikte aylık ve üretici fiyatları tarafındaki görünümün faiz indirimi beklentilerini güçlendirecek ölçüde rahatlatıcı olmadığını belirtti.

TÜFE’nin ağustosta aylık yüzde 1,84 arttığını ve yıllık enflasyonun yüzde 31,75’ten yüzde 31,51’e gerilediğini hatırlatan kurum, aylık gerçekleşmenin yüzde 1,86 seviyesindeki piyasa beklentisine yakın olduğunu kaydetti.

A1 Capital, “Manşet enflasyon düşüyor, ancak enflasyonun ana eğilimi hâlâ TCMB’nin rahat hareket edebileceği kadar düşük değil” değerlendirmesinde bulundu.

Verinin ayrıntılarında ulaştırma fiyatlarının aylık yüzde 4,82 yükselerek genel enflasyona 0,82 puan katkı yaptığını belirten kurum, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki aylık yüzde 0,22’lik artışın ise verinin olumlu tarafını oluşturduğunu ifade etti.

Yıllık bazda gıda enflasyonunun yüzde 33,79, ulaştırmanın yüzde 35,08 ve konut grubunun yüzde 39,77 seviyesinde bulunmasının, hanehalkının yoğun olarak hissettiği kalemlerde fiyat baskısının sürdüğünü gösterdiği belirtildi.

A1 Capital, çekirdek göstergeler açısından ise işlenmemiş gıda, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın hariç B göstergesinin aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 30,68 arttığını aktardı.

Kurum, “Çekirdek enflasyonun manşet enflasyondan belirgin şekilde daha düşük olmaması, fiyatlama davranışlarında kalıcı bir normalleşmenin henüz sağlanamadığını düşündürüyor” ifadelerini kullandı.

Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 2,57 ile tüketici enflasyonundan daha hızlı yükselmesinin de üretici maliyetlerinden tüketici fiyatlarına geçiş riskinin devam edebileceğine işaret ettiği değerlendirildi.

A1 Capital, ağustos sonu itibarıyla yılbaşından bu yana birikimli enflasyonun yüzde 22,07’ye ulaştığını belirtti. TCMB’nin yüzde 28’lik yıl sonu tahmininin gerçekleşebilmesi için eylül-aralık dönemindeki toplam fiyat artışının yaklaşık yüzde 4,9, aylık ortalama enflasyonun ise yüzde 1,2 civarında kalması gerektiğini kaydeden kurum, bu patikanın mevcut riskler dikkate alındığında iyimser olduğunu ifade etti.

Değerlendirmede, “Daha gerçekçi baz senaryonun yıl sonunda yüzde 29,5–30,0 aralığı olduğunu düşünüyorum”denildi.

Enerji fiyatlarının gerilemesi, kurun kontrollü seyretmesi ve gıda fiyatlarının sakin kalması halinde yüzde 28-29 bandının mümkün olabileceği belirtildi.

A1 Capital, mevcut görünümün TCMB’ye hızlı veya güçlü bir faiz indirimi alanı açmadığını bildirdi. Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde bulunduğunu hatırlatan kurum, Ağustos enflasyonunun faiz artırımını gerektirecek yeni bir bozulmaya işaret etmediğini ancak faiz indirimi için de yeterince güçlü bir iyileşme sunmadığını belirtti.

Kurum, “Özellikle aylık çekirdek enflasyonun yüzde 1,84 olması, üretici fiyatlarındaki yükseliş ve eylül ayının mevsimsel riskleri, TCMB’nin 10 Eylül toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tutmasını daha olası kılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

A1 Capital, TCMB’nin eylül ayında faizi sabit tutmasının ardından enflasyonun ana eğiliminde iyileşme görülmesi halinde ekim ve aralık toplantılarında toplam 200 baz puan civarında ölçülü indirim yapabileceğini ve politika faizinin yıl sonunda yaklaşık yüzde 35 seviyesine gerileyebileceğini öngördü.

Ticaret Bakanlığı’nın Ağustos 2026 verilerini de değerlendiren A1 Capital, ihracatın yıllık yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar dolarla ağustos ayı rekoruna ulaştığını, ithalatın ise yüzde 10,5 artışla 28,7 milyar dolara yükseldiğini belirtti.

İthalatın ihracattan daha hızlı artması sonucunda dış ticaret açığının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 yükselerek 5,2 milyar dolara çıktığı, ihracatın ithalatı karşılama oranının ise yaklaşık yüzde 81,9 olduğu kaydedildi.

Kurum, “Türkiye daha fazla ihracat yapıyor; fakat enerji, altın, ara malı ve muhtemelen tüketim malı ithalatındaki artış nedeniyle dış dengede aynı ölçüde bir iyileşme sağlayamıyor” değerlendirmesinde bulundu.

İhracattaki artışın sanayi üretimi ve ihracatçı şirketlerin ciroları açısından destekleyici olduğu belirtilirken, ithalatın daha hızlı yükselmesinin üçüncü çeyrekte net ihracatın büyümeye katkısını sınırlayabileceği ifade edildi.

A1 Capital, 28 Ağustos haftasında yabancı yatırımcıların hisse senedi piyasasında 329 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdiğini, DİBS tarafında ise 86,6 milyon dolarlık net satış yaptığını aktardı.

İki piyasanın birlikte değerlendirilmesiyle yaklaşık 242 milyon dolarlık net giriş bulunduğunu belirten kurum, son haftadaki hisse alım tutarındaki artışın yabancı yatırımcıların BIST’te cazip gördükleri şirketlerde pozisyonlarını artırdığını düşündürdüğünü kaydetti.

DİBS tarafındaki son üç haftalık toplam çıkışın 394 milyon dolar olduğunu belirten A1 Capital, buna karşın yılbaşından bu yana tahvil piyasasında 2,34 milyar dolarlık net yabancı alımının sürdüğüne dikkat çekti.

Kurum, bu nedenle mevcut hareketin “tahvil piyasasından kopuş olarak değil, temmuzdaki hızlı pozisyonlanmanın ardından riskin azaltılması” şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 soundhaber.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.